HI + AI = Zekânın Geleceği Üzerine

Sıra dışı bir paneldi… Zekânın geleceği üzerine yapılan bu ilginç sohbette iki önemli kutup vardı #HI ve #AI. AI yapay zekâ (Artificial Intelligence) için kullanılan yaygın bir kısaltma. HI ise insan zekâsı (Human Intelligence) için kullanılıyor. Halbuki zekâ de geç değil mi, neden yeni bir kavram yaratıyorsun? İşin rengi biraz farklı. Sıradan bir insan zekasından bahsetmiyoruz çünkü. Güçlendirilmiş insan zekâsı söz konusu olan.

AI cephesini Adam Cheyer temsil ediyordu. Cheyer önemli bir isim. Şimdiden dünya üzerinde iz bırakmış özel bir şahsiyet. İletişim üzerine üç bacaklı bir denklemi var: İnsanların insanlarla, insanların makinelerle, makinelerin makinelerle iletişimi üzerine kafa yoruyor. İnsanlar insanlarla iletişime girebilsin diye change.org’u kurmuş zamanında. İnsanların makinelerle iletişimi için Siri’yi yaratmış; sonrasında da Apple’a satmış. Bugün ise yeni girişimi Viv Labs’ın başında. Viv Labs AI dünyasının yakından takip ettiği iddialı bir firma. Yakın bir geçmişte Samsung tarafından satın alındı. Ürünlerin Samsung’la sınırlı olmayacağını, her platform tarafından destekleneceğini söylüyor Cheyer.

HI cephesinde ise en az Cheyer kadar renkli bir başka isim vardı: Bryan Johnson. Karşımızda çılgın bir deha duruyor. Geçmişteki eserleri arasında Braintree ve OSFund bulunuyor. (Detaylara girmiyorum – ancak her iki şirket de Nesnelerin Interneti #IoT konusunda önemli role sahip) Bryan’ın yeni (eskimeyen) takıntısı ise insan beyni… Yeni şirketinin adı Kernel. Beyni insanın işletim sistemi olarak görüyor. İnsan beyninin kapasitesinin çok altında kullanıldığına inananlardan. Aynı anda neden sadece bir kişiyle konuşabiliyoruz diye soruyor mesela, onlarca kişiyle aynı anda iletişim halinde olabileceğimizden dem vuruyor. Beynin yedeklenebileceğine, internete bağlanabileceğine, güçlendirilebileceğine inanıyor. Hedefleri çok büyük. Öncelikle Alzheimer ve Demans gibi hastalıkları yenerek başlayacak yolculuğuna… Kendinden o kadar emin ki, sonrası da gelecek. Hissediyorsunuz. Bir çeşit ölümsüzlükten bahsediyor adam.

Bu iki çılgın insan HI ve AI ikilisini, iki başlığın birbirini nasıl destekleyebileceğini, teknolojinin beyni nasıl güçlendirdiğini paslaşarak anlattılar. Cheyer özetle AI’ın hiçbir zaman insan beyninin yerine geçmeyeceğini ama insan beynini güçlendireceğini, vesileyle bazı yeteneklerimizi kaybedeceğimizi, ama AI sayesinde daha etkin kararlar alacağımızı, hayatımızın kolaylaşacağını belirtti. Johnson ise, teknolojinin beyne girmesiyle beraber ayrı bir hikâyenin söz konusu olduğunu, dünya kurallarının baştan yazılacağını anlattı. Paneli kısaca özetlemeye çalıştık. Yerimiz dar olduğu için satır satır her detaya giremiyoruz ne yazık ki. Diğer iki panelistten bahsedemiyoruz bile…

Ezberbozar olarak son sözümüz: Eğer Johnson hayal ettiğini gerçekleştirebilirse “Lucy” filmi gerçek olacak. Beyinlerimize chip takmaya başlayacağız. Sınırlarımızı aşıp, ölümsüzlüğe adım adım yaklaşacağız. Panel sonunda Johnson’ın yanına yaklaşıp sorduk: biz ölmeden görebilecek miyiz bu gelişmeleri? Önümüzdeki 5-7 sene içinde ilk sonuçları almayı hedeflediğini söyledi. Gözünde öyle bir ifade vardı ki anlatması çok zor… Eminiz; yapacak.